Mahremiyet kayboldukça insan neyi kaybediyor?
Toplum en geniş kapsamlı bir denetleme kurumudur. Hukuki yaptırımlardan önce onun tarafından denetlenmeye başlarsınız. Modern hayat ile birlikte denetim toplumunun check-list ine mahremiyetimiz de dahil oldu.
Nasıl mı? Şeffaflık dedik ya; işte tam orası:
Dürüstlük
Hesap verebilirlik
Güven
Gizlenecek bir şeyin olmaması
Kulağa ne kadar çekici geliyor öyle değil mi?
DEĞİL!
Çünkü buradan vardığımız kapı modern hayat karşısında şeffaflığın demokratik, özgür ve seküler bir çerçevesinin olması yanılgısına iter bizi.
Ve Han der ki; şeffaflaşan toplum camlaşır. Cevabı çok zor değil. Günün sonunda camlaşan bu toplum genleşir ve kırılır. Yani biraz tuz-buz meselesi.
Mahremiyetin özellikle modern dönem öncesindeki algılanış biçimi daha din temelli bir kültür ürünü olarak yansır. Sokağa çıkın 100 kişiye sorun mahremiyetin anlamını büyük bir kısmı kadın üzerinden açıklayacaktır. Kadının bedeni, kadının duruşu, kadının giyimi, kadının ahlakı, yuvayı dişi kuşun yapması… “O hanım ilen benim aramda” diyen amcayı hatırlayın. Sokak röportajları cidden bu konularda çok iyi toplumsal veriler çıkartıyor bize.
Oysa mahremiyetin birçok anlamı var. Özellikle de şu dönemde algılamamız gereken açıklaması artık bu kavramın hayatımızdan çıkmış olması ve çıkış hızı.
Bireysel bir mahremiyette sadece bedeninizden, eşinizden, ailenizden ve cinselliğinizden söz edemezsiniz. Modern dönem sizden kalmayan mahremiyetinizin sınırlarını genişletmenizi ve bu durumu estetize etmenizi ister.



NASIL MI? ÇOK KOLAY: SOSYAL MEDYA
Şimdi size çok somut bir örnek vereceğim. Dijital medya kanallarında yeni bir dil edinen toplumun en somut örneği olacak bu:
Çok güzel bir eve yerleştiniz. Kocaman bir bahçeniz var. Çimleriniz harika yem yeşil, hava güneşli ama sıcak da boğmuyor (yazar burada çaktırmadan okuyucuyu regüle ediyor :) ). Kapı çalıyor. İnternetten sipariş ettiğiniz çitler geliyor. Üzerinizde bir mutluluk bir mutluluk. Hadi diyorsunuz kendinize şu bahçenin etrafını çevireyim.
İlk soru bu çitleri neden aldınız?
Cevap 1: Küçük çocuklarım var evin çevresinden uzaklaşmasınlar diye
Cevap 2: Hayvanlarım var onlara evi dışında güzel bir alan oluştururken kaçmalarını önlemek için.
Cevap 3: Bahçenin devamı ormana çıkıyor yırtıcı hayvanlar geçemesin diye.
Ortak nokta ne? KORUMAK
Neyi? EVİNİ

Ev diye belirlediğin alan senin neyin? MAHREMİYETİN
Sonra yaptığın çitleri, bahçendeki çiçekleri, çocuklarını, hayvanlarını fotoğrafladın ve paylaştın.
Hikâye bu kadar… Bence herkes anladı.
Hikâye artık mahremiyetin görünür olduğunda değer kazanması.
Han ın dediği gibi görünmeyen şeyin değersizleşiyor olmasının tam karşılığı. Güven alanının yıkılması. Oysa gerçek güvenin kontrol etmek zorunda kalmadığın yerde oluşması (!)
Yani MAHREMİYETİN TUTARSIZLAŞMASI
Bir sonraki yazıda ilginç bir konu çalışacağız şimdiden duyuruyorum: CENAZE EVİNDEKİ GÜLÜŞMELER.
O halde görüşürüz 😊