Matematiği sevdiren başyapıt: Denis Guedj'in Papağan Teoremi. Gizemli ve konuşan bir papağan eşliğinde matematik tarihine keyifli bir yolculuk.

Tekrardan merhabalar sevgili HendekHaber okuyucuları.

Bu hafta masaya Matematik tarihini roman olarak sürükleyici bir şekilde anlatabilme özelliğine sahip bir kitabı yatırıyoruz:

Papağan Teoremi. Yazarı Denis Guedj. Zihin açan bir kitap!

Matematik önemlidir, hayatımızın her anında bizimledir. Olayların matematiğini kavrayabilen kişilerin öngörüleri çok kuvvetlidir.

Gelin kitabın içine dalalım biraz! Pedagojik roman olduğunu unutmadan!

Çözülemeyen bir cinayet ve konuşan bir papağan matematik tarihiyle birleşirse ne olur? Sofi'nin Dünyası'nın matematik versiyonu olur.

Paris'te bir kitabevi sahibi olan Ruche'e eski arkadaşı Grosrouvre, tarihi matematik kitaplarından oluşan çok değerli bir koleksiyon gönderir. Bu koleksiyonun Paris'e ulaşmasının ardından olaylar dizisinde yazar ustaca tüm matematik tarihini okuyucuya naklediyor.

Matematik sevmeyen biri bile kendini bu olaylar zincirine kaptırarak deyim yerindeyse çaktırmadan, gizlice matematik öğrenmek zorunda kalıyor, ama sıkılmadan!

Kitap, matematikle ilgili milattan önceki çalışmalardan başlayıp günümüz çalışmalarına kadar sürecin tamamını kapsıyor.

Çoğu zaman "Bu matematik pratikte ne işe yarar?" diye sorarız kendimize. Bu kitabın bu soruya da cevap verdiğini göreceksiniz. Matematiğin ezberden ve kağıt üstündeki karalamalardan ibaret olmadığı gözler önüne serilecektir.

Kitapta tarihe geçmiş onlarca bilim insanı anlatılmaktadır. Olay akışı içerisinde kendinizi bu insanların yerine koymaya çalışırsanız verilmek istenen duyguyu daha iyi anlayabilirsiniz. Belki de kitabı bitirdiğinizde bu kişilerden birini kahraman olarak bile seçebilirsiniz.

Matematik ile aranız iyi değilse; hiç çekinmeyin, okumaya başlayın.

Son olarak kitabın sözleriyle yazımızı bitiriyor ve iyi haftalar diliyoruz:

Tekrarlamaktan başka bir şey yapmıyoruz. Hepimiz papağanız!

Kitabevlerinin iş hacmi, toplum konusunda çok önemli bir barometredir.

Kültür, her şey unutulduktan sonra akılda kalanlardır.

Aynı zamanda hem çok benzemek hem de çok farklı olmak imkansızdır.

Bilimin ne olduğunu bilmezseniz, ayakkabı bilimini de bilemezsiniz.