Osmanlı Sosyal Hayatı Konuşuldu

Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen panelde konuşan Prof. Dr. Arif Bilgin, “Kahvehaneler, edebiyat sohbetlerinin düzenlendiği, musiki dinletilerinin yapıldığı, dini içerikli destanımsı eserlerin okunduğu yerlerdir” ifadelerini kullanırken, Doç. Dr. Ümit Ekin, “Köleler azad edildikten sonra hayatlarını sürdürebilmesi için Osmanlı’da vakıflar kurulmuştur” ve Yrd. Doç. Dr. Fatih Bozkurt ise “19.yy’ın öncesine baktığımız zaman o dönemlerde geleneğin etkisi daha fazla belirgindi. Soba, sandalyeler hepsi 19’yy ın ortalarından sonra Osmanlı evlerine giren eşyalardır” dedi

Sakarya 30.12.2013, 09:52 30.12.2013, 10:55
Osmanlı Sosyal Hayatı Konuşuldu

 Sakarya Büyükşehir Belediyesi Aralık Kültür Sanat Etkinlikleri tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda “Osmanlılarda Gündelik Yaşam: İnsanlar, Mekânlar ve Objeler” konulu panel AKM’de gerçekleştirildi. Programa, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı İbrahim Aktürk, Büyükşehir Bürokratları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Sosyalleşme Mekânları Panelin moderatörlüğünü yapan ve açılış konuşmasını gerçekleştiren Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Bilgin, “Osmanlılarda gündelik yaşamın üç boyutuna ağırlık vereceğiz. İlk olarak insanlar üzerinden gideceğiz. İkincisi mekânlar ve üçüncüsü objeler. Osmanlılar sadece kahvehaneler ve kıraathanelerde değil; hamamlarda, çarşılarda, mesireliklerde sosyalleşme imkân buluyorlardı. 18.yy’ın sonunda İstanbul’da kadınlar kendi aralarında bazı toplanma günleri belirleyerek evlerde buluşurlardı. Bunu bugünlere benzetebiliriz. Osmanlılarda kahvehane olgusu 16.yy’ın ortalarında başlamıştır. Bundan önce kahvehaneler Mekke, Şam ve Kahire’de oluşturulmuştu ama kahvehane çerçevesinde bir kahve kültürünün belirginleşmesi İstanbul’da gerçekleştirmiştir. 1550’li yıllarda kahvehaneler açılmıştır. Kahvehane kültürü İstanbul’da çok hızlı bir şekilde yaygınlaşmış ve toplumun sosyalleşme mekânı haline gelmiştir. Kahvehaneler, edebiyat sohbetlerinin düzenlendiği, musiki dinletilerinin yapıldığı, dini içerikli destanımsı eserlerin okunduğu yerlerdir” diye konuştu.

Köleler ve Osmanlı Osmanlı toplumunda kölelik olgusundan bahseden Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Ekin, “Kölelik olgusu insanlık tarihi kadar eskidir. Bilinen tarih çerçevesinde baktığımızda eski Yunan’dan, Roma’dan, Mısır’dan bugüne intikal eden belgeler bize geniş bir köle sınıfının olduğunu bizlere gösteriyor. Kölelik hukukunda köle sahibi, kölesine günlük yiyecek yemeğini, giysisini, barınma ihtiyacını sağlayacaktır. İslamiyet, kölelik hukukunu kaldırmamıştır sadece kölelerin azad edilmesini teşvik etmiştir. Çeşitli günahlar, suçlar işlendiğinde bunun kefareti olmak şartıyla öncelikli olarak köle azadını önermiştir. Köleler azad edildikten sonra hayatlarını sürdürebilmesi için Osmanlı’da vakıflar kurulmuştur” dedi.

Günlük Hayatta Objeler Panelin son konuşmasını gerçekleştiren, maddi kültür ve Osmanlı toplumunun gündelik hayatında kullandığı eşyalara değinen Yrd. Doç. Dr. Fatih Bozkurt, “Maddi kültürü şu şekilde tanımlayabiliriz; bireylerin hayatlarını devam ettirebilmek için çeşitli saiklerle temin ettikleri her türlü eşya, obje, araç gereç maddi kültür kavramını oluşturuyor. Maddi kültür, içerisinde giyim-kuşam, beslenme, barınma, eğlence gibi alanları kapsayan geniş çok geniş bir kavramdır. Osmanlı maddi kültürü içerisinde 19.yy’dan sonra gerçekleşen değişimler olduğunu görüyoruz. 19 yy’ın ortalarına gelindiğinde Müslüman Osmanlıların gündelik hayatlarında kullandığı objelerin değişmeye başladığını söyleyebiliriz. 19.yy’ın öncesine baktığımız zaman o dönemlerde geleneğin etkisi daha fazla belirgindi. Soba, sandalyeler hepsi 19’yy ın ortalarından sonra Osmanlı evlerine giren eşyalardır. Batılılaşma etkisiyle evlere giren eşyaların olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.




Yorumlar (0)
20
kapalı