Matbaa Çıraklığından Edebiyat Krallığına

Abone Ol

Valla tebrik ederim, yeni bir icat bulduk: "Yazar-Tüccar". Eskiden insanlar bir dize yazmak için geceleri uykusuz kalır, bir virgülün yerini değiştirmek için kırk takla atardı. Şimdi ise mesele çok basit; cebinde paran varsa, sen de yazarsın, ben de yazarım, hatta mahalledeki bakkal Süleyman Abi bile "Hayatımın Romanı" diye bir şey basabilir.

​Matbaaya giriyorsun, "Abi bana bir 500 adet edebiyat ver" diyorsun. Adamlar da hiç itiraz etmiyor, "Tabii abim, üstüne biraz da 'yazar profili' ekleyelim mi?" diyorlar. Bir bakıyorsun, 15 gün sonra elinde kitaplar! İçinde ne olduğu önemli mi? Tabii ki değil. Mühim olan o arka kapaktaki "yazarın özgeçmişi" kısmı.

​Bakıyorsun; yazarımız ya bir şirketin "mutluluk direktörü", ya da "evrenle konuşan yaşam koçu". Fotoğrafı desen, ayrı bir komedi: Bir el çenede, öteki el gözlüğün sapında, bakışlar sanki Dünya’nın yükünü sırtlanmış gibi ufka kilitli. Yahu, o kitapta anlattığın "hayat dersleri"ni biz zaten mahalle kahvesinde çay içerken bedavaya öğreniyoruz, niye sana bir de üzerine para verelim?

​Bir de bu imza günleri yok mu? Yazar masada oturmuş, sanki karşısında imza bekleyenler değil, devlet erkanı var. "İsminizi yanlış yazdım, kusura bakmayın efendim, heyecanlandım" diyor. Ulan alt tarafı kendi yazdığın kitabı imzalayacaksın, sanki Nobel ödülü törenindesin, sakin ol!

​Sorsan hepsi "iç dünyasının sesini" dinlemiş. Yahu senin iç dünyan değil, cüzdanının içindeki ses o. "Yayın evi paketleri" var şimdi; "Bronz paket", "Gümüş paket", bir de "Platin paket" var, onda da yazarın arkasına iki tane alkışçı koruma veriyorlar herhalde.

​Orhan Veli yaşasa, bugün bir kitapçıya girse, herhalde o kitapları alıp "Bunları okuyacağıma, üzerine mısır döküp yerim, en azından karnım doyar" derdi.

​Siz siz olun, bir gün birisi size "Bak, şu kitabın kapağına bak, ne kadar derin değil mi?" derse; kapağı açın, sayfalara bakın. Eğer mürekkep kokusundan çok "faiz, kar marjı ve egonun" kokusu geliyorsa, o kitabı hemen yerine bırakın. Zira o bir kitap değil, sadece bir "ticari müteşebbisin" matbaa faturasıdır.

​Hadi hayırlı satışlar! Unutmayın, bestseller olmak için iyi yazmanıza gerek yok; iyi bir matbaacı ve biraz da "cahil cesareti" yeterli!

{ "vars": { "account": "UA-35875877-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }