Kur’an ve sünnet bir bütündür.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Bizleri Müslüman olarak yaratan, peygamber ve sahabe sevgisiyle donatan, Mevla Teâlâ’ya sonsuz hamt olsun. Âşıkların gözyaşları adedince, denizlerin damlaları adedinde, Salât ve selam Hz. Muhammed (sav) ‘e âline olsun.

Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed

Kıymetli okurlarımAyet-i kerimede Mevla Teâlâ şöyle buyuruyor: “Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, Sıddıklarla, şehitlerle ve iyi kimselerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!”  ( Nisâ, Suresi 69.)

Sevgilide (sav) şöyle buyuruyor: “Sözün en güzeli Allah’ın kitabıdır. Rehberliğin en güzeli ise Muhammed’in rehberliğidir.”(Nesâî, Îdeyn,)

İnsanoğluna karşı çok merhametli olan Rabbimiz, onu dünya hayatında yalnız ve desteksiz bırakmamıştır. Kullarına doğru yolu göstermek üzere peygamberler göndermiş, hidayet rehberi kitaplar indirmiştir.

İlk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem (as) ile başlayan peygamberlik vazifesi hâtemü’l-enbiyâ Muhammed Mustafa (sav) ile sona ermiştir.

Hz. Âdem (as) ile başlayan ilâhî mesaj, hazreti Peygamberimiz (sav) indirilen Kur’an-ı Kerim’le taçlanmıştır.

Kur’an-ı Kerim, Allahu Teâlâ tarafından bütün insanlığa gönderilen son ilâhî hitaptır. Cenabi Hakkın sözü, kelâmıdır. Okunması ibadet olan kitap’tır. Hak ile bâtılı, doğru ile yanlışı, helal ile haramı birbirinden ayıran Furkan’dır. Ruha ve bedene şifa, ahlâkî hastalıkları tedavi eden devadır.

Dünya ve ahiret mutluluğunun yollarını gösteren hüdâdır. İnsana yaratılış gayesini hatırlatan zikirdir.

Sünnet, Sevgili Peygamberimizin hayat tarzı, sözleri, fiilleri ve onaylarıdır. Kur’an’ı Kerim, bize imanı ve yalnızca Allah’a kul olmayı emretmiş; sünnet, imanın hakikatlerini öğretmiştir.

Kur’an’ı Kerim, imanımızın gereği olan ibadetleri emretmiş; sünnet, bu ibadetleri nasıl yapacağımızı göstermiştir.

Kur’an’ı Kerim, bize güzel ahlâkı emretmiş; sünnet ise erdemli bir hayata model olmuştur.

Güzeller güzeli (sav), Allahu Teâlâ hazretlerinden aldığı vahyi insanlara hem tebliğ etmiş hem de açıklamıştır. Onun güzide yaşantısı, Allah’ın rızasına uygun yaşayan iyi bir Müslüman olmak için önümüzdeki en güzel örnektir.

Şu geçici dünyada ve kalıcı ahiret yurdunda huzura ermek istiyorsak, tek çaremiz Peygamberimizin sünnetine uymak, onun gibi yaşamaya, onun gibi düşünmeye ve onun gibi davranmaya çalışmaktır.

Kur’an-ı Kerim’de bu durum şöyle ifade edilmiştir: “Ant olsun, Allah’ın Resûlünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzâp, Suresi. 21.)

Resûl-i Ekrem Efendimiz, O’na peygamberlik görevi veren Rabbimizin kontrolü altında yaşamış, bir insan olarak kimi zaman en küçük bir hata işlediğinde bile Rabbimiz tarafından hemen uyarılmıştır.

Kur’anı Kerim’in ifadesiyle Peygamberimiz (sav) asla heva ve hevesine göre konuşmamış, vahye uymuştur.( 4 Necm, Suresi. 3)

Ashâb-ı kirâm onun mübarek sözlerini ve davranışlarını büyük bir dikkatle izlemiş ve derin bir hassasiyetle genç kuşaklara aktarmıştır.

Kur’an ve sünnet ayrılmaz bir bütündür. Dinimizin esasını teşkil eden Kur’an’ı, Peygamberimizin sünnetinden ayrı düşünmek imkânsızdır.

Kur’an’ı Kerim ile sünnet arasına mesafe koymak, “Kur’an bize yeter” diyerek sünnetin dindeki yerini hafife almak, Efendimizden bize ulaşan sahih bilgi hakkında şüphe uyandırmak, iyi niyetten uzak büyük bir vebaldir.

Kur’an’ı Kerime, iman eden Müslüman toplumların geleneği sünnet ile yoğrulmuş, İslam medeniyetinin temelleri Kur’an ve sünnet üzerine kurulmuştur.

Âlemlerin Efendisi (sav) Veda Hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” ( 5 Muvatta’Kader,)

O halde Yüce Kitabımız Kur’anı Kerime, sımsıkı sarılalım ve onun emri üzerine Sevgili Peygamberimizin sünnetine uyalım. Dinimizi en doğru şekilde öğrenme ve yaşama konusunda Kur’an’ı Kerimin, rehberliğinden ve sünnetin izinden ayrılmayalım.

Kur’an ve sünneti birbirinden ayırarak din istismarına kapı aralayanlara, şöhret ve çıkar devşirmeye çalışanlara karşı uyanık olalım.

Sünneti, bugünlere taşıyan hadis külliyatımızın güvenilir olmadığını iddia eden bir zihniyete asla itibar etmeyelim. Sahih sünneti Peygamberimize ait olmayan sözler ve hurafelerle istismar edenlere karşı da uyanık olalım.

Allah’ın kitabı Kur’an’la, Peygamberimizin nezih sünnetiyle hayatını şekillendiren evlatlar yetiştirmek için gayret sarf edelim.

Rabbim Kuranı Kerimin ve sünnet yolundan ayırmasın. Sevgiliye cennette komşu eylesin. Sevgilinin ravzasına yüz sürmeyi nasip eylesin. Amin.

Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed

 

YORUM EKLE