banner194

Hendeklilerden Kılıçdaroğlu’na tepki

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 35. Olağan Genel Kurultayı’nda, TBMM CHP Grup Toplantısında ve Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsiyetine yapmış olduğu hakaretlere, Hendek halkından tepki geldi. Hendekliler yaptıkları açıklamada, “ Bu ifade sadece Sayın Cumhurbaşkanımıza dönük bir saldırı ve hakaret değil, verdikleri oylarla onu bu makama layık gören bizlere ve milyonlarca vatandaşa da yapılmış açık bir hakarettir.”dedi.

Hendeklilerden Kılıçdaroğlu’na tepki
Hendek’te bir grup vatandaş  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Hendek Savcılığında hakaret sıuçundan soruşturma başlatılması için ihbatrda bulundu. Vatandaşlara 25. Dönem Sakarya Milletvekili Ali İnci, Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, AK Parti Hendek İlçe Başkanı Ali Kemal Sofu ve yönetim kurulu üyeleri ile Kadın Kolları Başkanı Emine Tosun, Gençlik kolları Başkanı Muhammet Erci ve çok sayıda Hendekli vatandaş destek vererek Hendek Savcılığına dilekçe verdiler.


Vatandaşlar Hendek Adliyesi önünde toplanarak basın açıklaması yaparak, savcılığa dilekçelerini verdi.


Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:


“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 16.01.2016 tarihinde CHP 35. Olağan Genel Kurultayı’nda ve 19.01.2016 tarihinde TBMM’nde CHP Grup Toplantısında yaptığı konuşmalarda ve “Twitter” hesabından yaptığı paylaşımlarda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsiyet haklarına saldırı kastıyla fevkalade ağır hakaretlerde bulunmuştur.


91 yıllık Cumhuriyet tarihimizde hatta 2000 yıllık Türk tarihinde ilk kez devletin başındaki isim milletimizin sandık başına gidip, tercih yapmasıyla yani doğrudan doğruya vatandaşların kendi tercihiyle belirlenmiştir. Yargı denetiminde gerçekleştirilen gizli oy-açık tasnif ilkelerinin benimsendiği demokratik bir seçim sonucunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin halk tarafından %52 oyla doğrudan seçilen ilk Cumhurbaşkanı sıfatına sahip olan ve temel ve hak hürriyetler ile demokrasimizin gelişmesi doğrultusunda sayısız reformların mimarı olan, milyonlarca kişi tarafından sevilen Sayın Cumhurbaşkanımızın diktatörlükle itham edilmesinin ne kadar yersiz olduğu izahtan varestedir. Bu ifade sadece Sayın Cumhurbaşkanımıza dönük bir saldırı ve hakaret değil, verdikleri oylarla onu bu makama layık gören bizlere ve milyonlarca vatandaşa da yapılmış açık bir hakarettir.


Demokrasinin hakim olduğu toplumlarda, halkın iradesini yönetime yansıtmanın en temel ve etkili aracı seçimlerdir. Seçimler, gelişmiş demokrasilerde halkın yönetime katılmasının uygulanabilir en doğrudan aracıdır. Şüphelinin, demokratik yöntemlerle, anayasada gösterilen usule uygun olarak gerçekleştirilmiş bir seçim sonucunda %52 oy olarak Cumhurbaşkanı için; ilkel ve demokratik bilincin gelişmediği toplumlarda, ülkedeki ekonomik ve askeri gücü kontrol eden şahısların veya grupların, halk üzerinde baskı kurarak, şiddet uygulayarak kontrolü ellerinde tuttukları rejimler için kullanılan “Diktatör” nitelendirmesinde bulunması, şüphelinin demokrasiye ve halkın iradesine en ufak saygısının dahi olmadığının açık bir göstergesidir. Şüpheli şahsın, aynı zamanda temsil kabiliyeti bakımından ülkedeki en büyük ikinci partinin ve Ana Muhalefet Partisinin lideri olması, durumun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne sermektedir.


Şikayet olunanın yönelttiği ifadeler, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde, en temel anayasal hakkım olan seçme özgürlüğümü kullanarak Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a oy vermiş bir vatandaş olarak, tarafıma da yöneltildiği bir gerçektir. Şikâyet olunanın bu isnat ve ithamları Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, onu seven ve ona oy veren biz vatandaşlara yönelik ağır birer hakarettir. Bu sebeple şüpheliden şikayetçiyim.
                 

Herhangi bir kişi için dahi ileri sürülemeyecek bu sözlerin toplumun göz önünde bulunan, varlığını, gücünü, etkinliğini ve yetkisini halktan alan bir Cumhurbaşkanı için ifade edilmesi düşünce açıklaması ve eleştiri olarak kabul edilemez.  “
 
 
 
Güncelleme Tarihi: 29 Ocak 2016, 15:21
YORUM EKLE
YORUMLAR
Dobra Dobra
Dobra Dobra - 4 yıl Önce

birilerinin kemal kılıçdaroğlu'nun hakkında, "söylediği sözlerden dolayı" şikayet dilekçesi verebilmesi için; öncelikle kendisinin çok temiz, dürüst, şaibesiz olması, ağzına hiç bir şekilde küfür almaması, hakkında hiç bir şikayet olmaması ve yine kendisi hakkında hiç bir hukuki ve adli dosya açılmamış olması gerekir!! sizce de öyle değil mi?

Dobra Dobra
Dobra Dobra - 4 yıl Önce

bi̇r hendekli̇ olarak esas buna tepki̇ gösteri̇yorum.
siz, bunlarla uğraşırken; aslen seyitgazi yazıdereli olan, eskişehirli jandarma uzman çavuş yusuf haldun uslu şırnak cizre'de şehit düştü. ülkemizin bir bölümü cayır cayır yanıyor, aslan gibi fidanlarımız bir bir şehit düşüyor, ocaklar yıkılıyor, analar-babalar-eşler ve yetimler ağlıyor. siz hala neyin peşindesi niz...?

Dobra Dobra
Dobra Dobra - 4 yıl Önce

toplumumuz, zaten gergin ve kutuplara ayrılmış bir halde. şu yapılan, toplumu daha fazla germekten başka bir işe yaramaz ve bu gerginliği daha fazla arttırmanın da gereği yok zaten. o zaman chp i̇lçe başkanlığı ile bu partiye gönül vermiş vatandaşlarımız da gidip cumhurbaşkanının söylediği kötü sözlerden dolayı dilekçe versin. uygun olur mu? konu ile ilgili hukuki süreç zaten cumhurbaşkanının avukatları tarafından başlatılmış durumda. adliyenin önünde toplanan şu 25-30 kişinin başında eğer akpli eski millet vekili, belediye başkanı ve akp ilçe teşkilatında yer alan kişiler olmasaydı ve sadece halktan kişiler şu basın açıklamasında yer alan hususları kendileri düşünerek dilekçe vermiş olsaydı, demokratik bir davranış ve hak olarak değerlendirip saygı duyabilirdim. ancak, şu resme baktığımda, halihazır siyasi konjonktürden çıkar sağlamak isteyen birilerinin ön plana çıkma gayretinden başka bir şey olmadığını görüyorum.halkımızın dikkatli olması ve çok iyi sorgulaması lazım.aman dikkat.!

Dobra Dobra
Dobra Dobra - 4 yıl Önce

kendi içinizdeki huzuru, olayları sorgulayarak doğru bir karara vardığınızda bulabilirsiniz. türkçe'mizde güzel deyim vardır: körü körüne inanmak." i̇şte günümüzde yaşanan bir çok problem de bundan kaynaklanmaktadır. haydi bunları bir kenara koyup, dini yönden de bir bakalım isterseniz. i̇slam dinimizde tefekkür” denen bir şey var. hiç bir şeyi sorgulamıyor sunuz, bari, şu güzel dinimizde yer alan tefekkür” denen şeyin gereğini yapın. göreceksiniz vereceğiniz kararlarda doğruya ve iç huzurunuza kavuşmuş olacaksınız. şu adliye merdivenin de dizi dizi duranları gösteren fotoğraflarda yer alan her bir kişinin yüzüne çok dikkatle bakın lütfen. acaba, şunları görebilecek misiniz? samimiyet, iç huzur, biat etmeme, özgür düşünme, körü körüne inanmama, bağımsız karar verme, nefret etmeme, kindar ve gergin olmama” o poz verenlerden birisinin yüzünde bunlardan herhangi birini görebildiniz?

rıfat yılmaz
rıfat yılmaz - 4 yıl Önce

hendekliler chpye laf edeceklerine akpnin ayakkabı kutularından çıkan paralaraları sorsunlar

Dobra Dobra
Dobra Dobra @rıfat yılmaz - 4 yıl Önce

z”ye cevap 2: fenerbahçenin şike kumpası davası ile benzetmen tamamen yanlış. aziz yıldırım ile adı geçen herkes yargılandı ve yargı tarafından çeşitli hapis cezalarına hükmedildi. 17-25 aralık yolsuzluk ve rüşvet olayında adı geçenlerin yargıya sevk edilmelerine ise akpli milletvekillerince tbmmde engel olundu. kısacası yargıdan kaçırıldı. bunu iyi bil. madem temizsin, madem iftira ediliyor. niye yargıdan kaçırdılar ? eğer sen temiz isen çık yargının önüne aklan. tıpkı aziz yıldırım gibi. bu ikisinin biribiri ile kesinlikle benzer yanı yok. günah keçisi olayına gelince de; eğer yargıdan kaçırmasalardı rüşvet ve yolsuzluk olayında günah keçisi değil, günahkarlar sürüsü olduğu ortaya çıkacaktı.gerçek budur. bence sen geveleme de bir kenarda sus otur. bilmediğin konularda konuştukça cehaletin ortaya çıkıyor..!! sayın rıfat yılmaz, "z" 'nin bilgisizce yaptığı yorumlara ve size yönelik sözlerine tahammül edemediğim için sizin adınıza cevap verdim. umarım hislerinize tercüman olmuşumdur.

Dobra Dobra
Dobra Dobra @rıfat yılmaz - 4 yıl Önce

“z” ‘ye cevap 1: Senin geveleme dediğin şey, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin eşi ve benzeri görülmemiş en büyük yolsuzluk ve rüşvet olayı.” Bu konu Adalet önünde sonuçlandırılıncaya kadar da gündemden düşmeyecek. “z” bence sen neyin ne olduğunun farkında değilsin. Bu 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk davasında, devletin en tepesinde bulunan kişiler ile yakınları doğrudan olayın içinde öncelikle bunun farkına var. Olayın vehameti de bundan kaynaklanıyor. Sen bunun hala farkında değilsin. Bu asrın rüşvet ve yolsuzluk olayını “böyle şeyleri çoğu kez yaşadık” diye de önemini azaltmaya çalışma. Çünkü devletin tepesini ve birinci derece yakınlarını doğrudan ilgilendirdiği için yargıdan kaçırmakta ve ört bas etme gayretleri içindedirler.

z
z - 4 yıl Önce

agzinizda bi ayakkabi kutusu mevzusu geveleyip duruyosunuz arkadasim yolsuzluk tabiki cok kotu bi sey ama neyin ne oldugunu bilmemekle birlikte bu durumu cogu kez yasamiz bulunmaktayiz yolsuzluk dedigin futboldaki şike bak fenerbahce yargilandi ama sence bi tek o mu yapmisti bunu herkes yapti yapmisti ve yapacak sadece gunah kecisi olarak fenerbahce secildi akp de yolsuzlukta ayni

Dobra Dobra
Dobra Dobra - 4 yıl Önce

sayın rıfat yılmaz, gerçek hendekli dürüst olur. mert olur. kendi iradesini başkalarına asla teslim etmez ve hiç bir zaman birilerinin güdümünde hareket etmez. hendekli diye sıfatlandırılan bu kişileri hendekli olarak kabul etmiyoruz. bir kişinin gerçek bir hendekli olabilmesi için bir çok meziyeti de bünyesinde barındırması gerekir...!!!

ozgur@
ozgur@ - 4 yıl Önce

kılıçdaroğlu, ne demişti; diktatör bozuntusumu demişti! bence az söylemiş. türk vatanının bütünlüğüne, devlet'in anayasa ile kurulu düzenine karşı işlenen suçlar, vatana ihanet suçu kapsamına girer.
765 sayılı eski tcy'nda devletin bağımsızlığını zarara uğratmak, ulusal birliği ve bütünlüğünü bozmaya çalışmak(m.125) anayasayı cebren ihlal etmek(m.146) dinci propaganda yapmak(m.163) vatana ihanet suçunu kapsar. anayasalar; kuruluş sözleşmesidir.cumhurbaşkanı; recep tayyip erdoğan; suriye devleti ve halkına karşı sürekli suç işleyerek; ülke güvenliğini tehlikeye atmışdır. tayyip erdoğan anayasayı tanımıyoruz diyerek anayasayı ihlal etmiş, dolayısıyla suç işlemişdir. tayyip erdoğan ne demiştir; parlementer rejimi bekleme odasına aldık diyerek, ''sivil ara rejimi'' yani sivil darbe yaparak, 146. maddeye muhalefet anlamına gelen suçu işlemişdir. yaptığı bütün konuşmalar , bağımsız ve tarafsız yargı önünde tartışılrsa, vatana ihanet olarak tescil edilebilir.

ALİ
ALİ - 4 yıl Önce

selamünaleyküm arkadaşlar.memlekitimizin bu duruma gelmesinin bir numaralı sorumlusu cumhurbaşkanıdır.bu azizi milleti kutuplaştırdı böldü.başka bir izahı yok.bir zamanlar bu azizi milleti çarkçı,sülük,haşhaşı diye aşağılayan lafları bu millet unutamıyor.yalan ise yalan deyin.


SIRADAKİ HABER