Kıymetli Okurlar,
Önceki yazılarımda algoritmaların bizi nasıl adım adım izlediğini, verilerimizin nasıl işlendiğini ve makinelerin dünyasını sizlere dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Peki, o sonsuz bildirim bombardımanının fişini sadece bir günlüğüne çeksek ne olur? Sabah uyandığımızda ekrana bakmadan, bildirimleri görmezden gelerek 1(bir) tam gün geçirebilir miyiz?
Mevzu telefonu kenara bırakmak değil. İşin arka planında devasa bir psikolojik savaş var. Çoğumuz ekrana her baktığımızda, her bildirim sesinde aslında dijital bir "kabul edilme" onayı arıyoruz. Paylaştığımız bir fotoğrafın veya cümlenin kaç kişi tarafından beğenildiği, modern çağın “alkışlanma ve takdir görme seansı” haline geldi. Telefonu cebimizde unuttuğumuz veya internetin çekmediği kısacık anlarda bile içimizi kemiren malum hissi hepimiz biliyoruz: "Acaba geri mi kaldım? Bir şeyleri kaçırıyor muyum?" Bizim bildirim bombardımanı yüzünden yaşadığımız bu kronik anksiyete, aslında beynimizin bu sözde dünyada kurduğu hastalıklı bir ödül mekanizmasından başka bir şey değil.
Oysa hikaye böyle başlamamıştı. İlk başlarda bu platformlar, uzaktaki eş dostla anılarımızı paylaştığımız, fotoğraflarımızı dijital bir albüm gibi arşivlediğimiz masum yerlerdi. Sadece geçmişe dönüp bakmak içindi. Fakat sistem zamanla bizi dönüştürdü. Artık anı yaşamak için değil, o anı "beğendirmek" için yaşıyoruz. Gittiğimiz mekanlar, yediğimiz yemekler, okuduğumuz kitaplar (veya okumuş gibi yaptığımız kitaplar), sırf o platformlarda sergilenmek üzere tasarlanıyor. Gerçeklikten tamamen kopuk, kusursuz görünen ama içi boş, ayrı bir kimlik yarattık.
Şimdi dürüst olalım: Kendi yarattığımız bu dijital vitrinin ve onaylanma arzumuzun esiri olduk. Dünyaya, insanlara ve olaylara bakışımızı artık kendi aklımız ve gerçek duygularımız değil; bu algoritmaların bize sunduğu, sahte alkışlarla beslenen o filtrelenmiş dünya yönetiyor.
Şimdi soruyorum size: "sosyal medya benliğinizi" bir günlüğüne de olsa kapatıp, sadece kendinizle, filtresiz ve onaysız gerçekliğinizle baş başa kalmaya cesaretiniz var mı?????
(: